28 Ekim 2009 Çarşamba

Mızrak Saplanması

Bu böyle bir adam işte.. Bir ilk yazısına bak bir de son yazısına.. Dengesiz herif. Yok yok.. İlla çok bilmişlik yapacak =D

Şu hemen aşağıdaki kodlu modlu yazılara kodum gitti, yazacağım şey bunlarla alâkalı değil.

Birgün hazırlanıp evden çıkçam. Abidik gubidik, ne olduğu belli olmayan kolyemi arıyorum. Her deliğe baktım, yok.. Buna mesaj attım (işyerinde telefonla ulaşamıyoruz, çok önemli bir adamdır bu abboo hiç sormayın..), "Ulen" dedim "Kolyem sende mi?". Bu da "Evet, bende." dedi. "Lan dakkalardır arıyorum insan aldığını söylemez mi höyt möyt" diye söylenirken bir mesaj daha attı "Uğurlu kolyen değil, boncuklu olan bende.". Haydaaa.. Ben uğura muğura inanmam ki a.k. Bunun uğurlu kolye dediği de geçen yazın başından beri boynumdan hiç çıkarmadığım bir kolye var, o. Beynimde şimşekler çaktı (çocukken çizgi filmlerde buna çok özenirdim, oldu); ulen son 1buçuk seneki sıkıntılarımdan kurtulurken boynumda bu kolye vardı, iyi geçen iş görüşmelerimde, başarılı geçen sınavlarımda, görüşmeye çağrıldığım iş başvurularını yaparken, annemler için ettiğim ve olan dualarımı ederken falan filan hep bu kolye vardı boynumda. "Galiba haklı be." dedim kendi kendime.. Ve mızrak bir kere daha doğru yere saplanıyordu.. =)

İşin güzel yanı; inanmanın verdiği rahatlık harika birşey. Hatta bazen uğura bile..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder